Güncel son dakika haberleri

haber haberler internethaber son dakika spor yerel güncel ekonomi siyaset teknoloji magazin galeri video son dakika son haber son saniye son haberler son dakika haberler

Türk Kızılayı’nın 142. kuruluş yıldönümü yarın akşam Devlet Konukevi’nde düzenlenecek resepsiyonla kutlanacak

Türk Kızılayı Genel Başkanı Tekin Küçükali, yaptığı yazılı açıklamada, 11 Haziran 1868′de bir grup idealist Osmanlı hekiminin bir araya gelerek bir dernek kurduğunu, önce ”Hilal-i Ahmer Cemiyeti”, daha sonra da Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle ”Kızılay” adını alan sivil toplum kuruluşunun, 142 yıldır çalışmalarını yürüttüğünü belirtti.

Türk Kızılayı’nın Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya, Güney Asya’dan Kafkaslara kadar dünyanın neresinde bir insan acısı varsa onu dindirmek için çaba gösterdiğini ifade eden Küçükali, ülke genelindeki 750 şubesi, 100 binlerce üyesi ve gönüllüsü ile Türk Kızılayı’nın ihtiyaç sahiplerine umut olduğunu kaydetti.

Küçükali, Türk Kızılayı’nın 9 bölge afet müdahale ve lojistik merkezi, 24 yerel afet müdahale ve lojistik merkezi, 22 acil haberleşme sistemi, 25 tam donanımlı haberleşme aracı ile olası bir afete en geç 2 saat içinde ulaşma kabiliyetinin bulunduğunu, ayrıca 250 bin kişiye acil barınma ve beslenme imkanı sunma kapasitesi ile doğal afetlere müdahale edildiğini aktardı. Küçükali, kurumun 15 bölge kan merkezi ve 62 kan bağışı merkezi ile Türkiye’nin kan ihtiyacının düzenli, güvenli ve gönüllü kan bağışçılarından temin edilmesi için çalıştığını, 2 hastane ve 5 tıp merkezi ile ihtiyaç sahibi hastaların derdine derman olduğunu belirtti. Küçükali, açıklamasında şunları söyledi:

”Türk Kızılayı olarak 142 yıldır ülkemizde ve dünya coğrafyasında acının olduğu her yere halkımızın merhamet elini taşıdık, taşımaya devam ediyoruz. Batman’dan Edirne’ye, Bartın’dan Adana’ya, İzmir’den Ağrı’ya Mardin’den Elazığ’a ülkemizin her noktasına; Filistin’den Endonezya’ya, Çad’dan Sri Lanka’ya, Sudan’dan Kosova’ya, Pakistan’dan Haiti’ye dünyanın tüm dinlerinden ve dillerinden muhtaç insanlara, acının olduğu her noktaya, zerre kadar bir ayrım gözetmeksizin Türk halkının merhamet elini taşıyoruz.”

Türk Kızılayı’nın kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenecek resepsiyona, üst düzey devlet protokolü, büyükelçiler, yerel yöneticiler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, kurumsal destekçiler ve Kızılay gönüllüleri katılacak.

Ankara Devlet Konuk Evindeki yıldönümü resepsiyonunda, 14 Haziran Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü nedeniyle Türk Kızılayı’nın ülke genelinde yürüttüğü kan bağışı kampanyalarına destek veren gönüllü kan bağışçılarına plaket ve madalyaları takdim edilecek.

Uzmanlar her on kadından birinin doğum sonrasında depresyona girdiğini söyledi

BURSA Zübeyde Hanım Kadın Doğum Hastanesi Psikoloğu Deniz Özcan, doğum sonrası
depresyona giren kadınların hemen hemen hepsinde “duygu dengesizliği” problemi yaşandığı, kadınların duygusal olaylara tepki vermediği gibi, ufak olaylara aşırı
duygusal tepkiler verebildiğini söyledi. Psikolog Özcan, “Üzgün hisset me, mutsuzluk, çaresizlik, fazlaca ağlamak veya ağlayamamak, kendini değersiz hissetme, ruh halinin
sıkça değişmesi, suçluluk hissetmek, ilginin azalması, mutluluk ve eğlencenin azalması, gergin veya panik olmak ve endişelenmek şeklinde görülebilir” dedi. Özcan, kadınların genelde doğum sonrası depresyonunu anlamakta zorluk çektiklerini, bunun nedeninin ise depresyonun çok büyük değişikliklerin olduğu bir zamanda ortaya çıkması ve yeni
annelerin neyin normal olduğunu  veya ne beklemeleri gerektiğini bilememeleri olduğunu söyledi. Özcan, “Eşler ilişkilerinde sorun yaşıyorsa, ailenin hayatında daha başka zorluklar varsa, anneye yardımcı olabilecek aile ve arkadaşlardan ayrı kalınmışsa,
yeni annenin kendi annesi yardımcı olmak üzere annenin yanında değilse, anne daha
önceki hamilelik dönemlerinde ya da doğumlar esnasında sorun yaşamışsa bu durumlarda daha fazla risk söz konusudur” diye konuştu.

DİĞER BELİRTİLERİ NELER?
Enerjinin azalması ve aşırı yorgunluk, uyku bozukluğu, genel yavaşlama veya yerinde duramama, rahatlayamama, cinsel ilişkiden soğuma, iştahta değişiklikler, çok fazla veya çok az yemek, kendi kendini eleştirmek, her şeyin en kötüsünü beklemek, umutsuzluğa kapılmak, konsantrasyon bozukluğu, karar vermede güçlük, tartışma, bağırma, kontrolü kaybetme.

DEPRESYONA GİREN ANNE NE YAPMALI?
DOĞUM sonrası depresyon sorunu yaşayan annelerin bu sorunu daha kolay atlatabilmek için yapableceklerini sıralayan Özcan, şöyle konuştu:

- Annenin duygularıyla ilgili konuşması önemlidir. Yeni anne için eşi ile konuşmak zor gelebilir, ancak anne duygularını sürekli kendine saklarsa, eş de kendini soyutlanmış
hissedebilir. Her gün, bütün gün boyunca yalnız kalmamaya çalışabilir. Arkadaşlarını ve başka anneleri görmeye özen göstermesi onun için rahatlatıcı olabilir. Kendisine teklif edi len her türlü pratik yardımı kabul etmelidir.

- Yardım isterken utanmamalı veya yardımı kabul ederken suçluluk hissetmemelidir.

- Mükemmel ev kadını olmaya çalışmamaya  dikkat etmelidir. Evin mükemmel şekilde derli toplu olup olmadığı  önemli değildir. Yapması gereken işleri en aza indirmeye çalışmalıdır.

- Mümkün olduğunca çok dinlenmelidir, çünkü  yorgunluğun depresyonu arttırmada önemli etkileri olduğu düşünülmektedir.

- Olabildiğince iyi  beslenmeye çalışmalıdır, kendine zaman ayırmalıdır. Bu tamamen hayalci gelebilir, ama uzun bir banyo, bir yürüyüş veya yarım saatliğine bir magazin okumak bile annenin dinlenmesini sağlayabilir.

Her başağrısı migren değildir

Ümraniye Hisar Intercontinental Hospital’dan Prof. Dr. Safiye Bilgin, baş ağrısı olduğunda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini dile getirerek, ağrının bir hastalığın belirtisi olduğunu, bu ağrıların sebebinin ortaya konulması ve tedavi edilmesi gerektiğini kaydetti.        

”Gerilim tipi baş ağrısı en sık görülen baş ağrısı tipidir” diyen Bilgin, bunun, kişinin çevresel faktörlerinin değişmesi, ailesel ve ekonomik zorluklar, yoğun çalışma ve sorumluluk artışı gibi yaşamındaki değişiklikler nedeniyle yüz, baş ve boyun kaslarının sürekli gerilmesi sonucu gelişen baş ağrısı olduğunu anlattı.       

Ayrıca stres, uzun süre aynı pozisyonda oturmak, depresyon ve darbe almanın da bu tip ağrılara yol açabildiğini dile getiren Bilgin, şöyle devam etti:   

BAŞTA YAYGINDIR VE GÜN İÇİNDE ARTAR, SAATLERCE SÜRER

”Hastalar genelde bu ağrılarının migren olduğunu düşünürler. Migren ilegerilim ağrısının bazı farklılıkları vardır. Migrenli hasta sessiz bir yerde yatmak ister, gerilim ağrısı olanlar ise gezmek ve dolaşmak isterler. Ağrı, başta yaygındır ve gün içinde artar, saatlerce sürer. Migrende ağrı öncesi hissedilen, görme bozuklukları ve diğer belirtiler gerilim ağrısında görülmez. Baş, boyun ve omuz bölgesi kaslarına basınç uygulandığında yavaşlayan ağrılar gelişir. Baş bölgesinde hissedilen ağrı basınç şeklinde, özellikle boyundan başlayarak başın tepesine doğru yükselerek devam eder. Baş ağrısı dışında başta yanma hissi, keçeleşme, dokunma ile hassasiyet gibi bulgular da gelişir. Uykusuzluk, dikkat azlığı, bulantı veya kusma görülebilir.  

AĞRI KESİCİLER, KAS GEVŞETİCİLER VE ANTİDEPRESAN İLAÇLAR OLDUKÇA ETKİLİ

Gerilim tipi baş ağrısının tedavisinde ağrı kesiciler, kas gevşeticiler ve antidepresan ilaçlar (depresyon için kullanılan ilaçlar) oldukça etkilidir. İlaç dışı yöntemler de tedavide sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır. Bunlar gevşeme eğitimi verilmesi, ilaçlara ve gevşemeye dirençli hastalar da baş, boyun ve omuzda tetikleyici noktalara enjeksiyon yapılarak kasların gevşetilmesi olarak sayılabilir.”        

Bilgin, gerilim tipi baş ağrılarından korunmak için yapılması gerekenler arasında, strese yol açan durumların belirlenmesi, bu durumlardan uzak durulması, gerekirse psikolojik danışmanlık hizmeti alarak gevşeme tekniklerinin öğrenilmesi, düzenli egzersiz ve uyuma, düzenli yemek yeme alışkanlığı edinilmesi gibi yöntemlerin sayılabileceğini de anlattı.

A Milli Erkek Voleybol Takımı, Avrupa Ligi 1. ayak 2. maçında Portekiz’e 3-0 yenildi.

TÜRKİYE: 0 - PORTEKİZ: 3

SALON: TVF Başkent
HAKEMLER: Mihai Armeanu (Romanya), Igor Porvaznik (Slovakya)
TÜRKİYE: Emre, Çağlar, Ahmet, Serhat, Burutay, Sinan (Serkan, Mustafa, Sabit)
PORTEKİZ: Violas, Cruz, Malveiro, Sequeira, Lopes, Jose (Teixeira, Carlos Fidalgo, Santos, Siqueira)
SETLER: 27-29, 21-25, 20-25
SÜRE: 78 dakika (29, 26, 23)

Ligde 2. ayak maçları, 12-13 Haziran tarihlerinde Gaziantep’te yapılacak. (A) Milli Takım, 2. ayakta Avusturya ile karşılaşacak.

Karşılaşmayı, Voleybol Federasyonu Başkanı Erol Ünal Karabıyık ile Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay da izledi.

Fenerbahçe, Dünyaca ünlü Sırp yıldızın işini bitiriyor…

Dünyanın en iyi smaçörleri arasında yer alan Sırp yıldız Ivan Miljkovic, takımı Olympiakos ile para konusunda anlaşamadı, rotayı kesenin ağzını açan Fenerbahçe’ye kırdı…

Voleybolda sezonu şampiyonlukla noktalayan Fenerbahçe Erkek Takımı, uzun zamandır peşinde koştuğu ‘Korkunç Ivan’ lakaplı Sırp yıldız Ivan Miljkovic’e kavuşuyor. Son 2 yıldır Olympiakos’ta forma giyen 30 yaşındaki pasör çaprazı, şampiyonlukta büyük pay sahibi olduğu Yunan ekibinden sözleşmesini yenilemek için yılda 700 bin Euro talep etti.

Fenerbahçe ve bir ara Arkas takımlarının ilgilendiği Miljkoviç, bu kozlarını ortaya koyarak Olympiakos’tan yüzde 100 zam istedi. Yunanistan’daki ekonomik krizin sporu da vurduğunu dile getiren Olympiakoslu yöneticiler ise Sırp yıldıza 375 bin Euro önerdi. Önceki gün son görüşmede rakam 400 bin Euro’ya çıkarılsa da Miljkovic ikna edilemedi.

SARI-LACİVERTLİLER’DEN 550 BİN EURO
Arkas’ın da yüksek maliyeti nedeniyle vazgeçmesiyle Fenerbahçe, yıllık 550 bin Euro teklif ettiği Miljkovic ile mutlu sona ulaştı. İlk milli maçını Yugoslavya formasıyla 1998 yılında Türkiye’ye karşı oynayan ve 2000 Sidney’de olimpiyat şampiyonluğu bulunan 2.06 boyundaki Miljkoviç, Sırbistan adına olimpiyat, Dünya Ligi ve Avrupa şampiyonalarında birkaç kez en skorer, en iyi servis atan ve en değerli oyuncu seçildi.

Brezilyalı yıldız Sarı-Lacivertli takıma mesaj gönderdi!

Fenerbahçe Acıbadem’in pasör pozisyonu için takıma kazandırmak istediği Brezilyalı yıldız Fofao, Sarı- Lacivertli kulübe transferini twitter üzerinden doğruladı. İlk olarak HABERTÜRK’ün duyurduğu, ardından Brezilya medyasına da yansıyan transfer görüşmelerinin birkaç haftadır devam ettiğini twitter hesabından sevenleriyle paylaşan 40 yaşındaki tecrübeli voleybolcu, her şeyin yolunda gittiğini, sadece birkaç küçük ayrıntı kaldığını ifade etti.

RENGİNİ BELLİ ETTİ
Fofao’nun eşi ve menajeri Joao Marcio da yakında sözleşme imzalanacağını müjdeledi. Son 2 sezon Sao Caetano’da forma giyen ve halen takımsız olan Fofao, Fenerbahçe Acıbadem’in başına Brezilya Milli Takımı antrenörü Ze Roberto’nun gelmesinin ardından ‘Sarı Melekler’e iyice yaklaşmıştı. Brezilya basını, “İyi tanıdığım bir antrenörün olduğu yerde neden oynamayayım?” diyerek rengini belli eden ünlü oyuncu için, 1 yıl Fenerbahçe’de forma giyip Avrupa Şampiyonlar Ligi kupasını kazandıktan sonra voleybolu bırakacağını yazdı.

Fransa Açık Tenis Turnuvası’nda (Roland Garros) tek erkeklerde ilk finalist İsveçli Robin Soderling oldu.

Yarı finalde 15 numaralı seri başı Çek Thomas Berdych ile karşılaşan 5 numaralı seri başı Robin Soderling, karşılaşmadan 3-2 galip ayrılarak finale çıktı.

Karşılaşmanın ilk setini 6-3 Soderling kazandı. Berdych, 2. ve 3. setleri 6-3 ve 7-5 alarak 2-1 öne geçti. 4. seti 6-2 kazanarak setlerde 2-2 beraberliği sağlayan Soderling, son seti de 6-3 alarak karşılaşmayı 3-2 galip tamamladı.

Soderling, 6 Haziran Pazar günü oynanacak finalde, İspanyol Rafael Nadal ile Avusturyalı Jürgen Melzer arasındaki yarı final maçının galibiyle karşılaşacak.

2 saat 46 dakika süren maçta Soderling 18 kez, Berdych ise 21 kez ”ace” attı. Soderling’in 8, Berdych’in 5 çift hata yaptığı maçı Soderling, rakibinden fazla basit hata yapmasına rağmen kazandı. Maçta Soderling’in 63 basit hatasına karşı, Berdych 41 basit hata yaptı.

Karşılaşmada 13 kez rakibinin servisini kırma şansı yakalayan Soderling, bunların 6’sını değerlendirdi. Berdych ise 12 kez servis kırma şansı yakaladı ve 4 kez servis kırdı.

Maçta, iki tenisçi de en hızlı servisini saatte 224 kilometre hızla kullandı.

Soderling, bu sonuçla Roland Garros’ta 2 yıl üst üste finale çıkmış oldu. İsveçli tenisçi, geçen yıl Fransa Açık’ta İsviçreli 1 numaralı seri başı Roger Federer’e yenilmişti.

Soderling, turnuvada en çok ”ace” atan tenisçi durumunda. Berdych’e karşı oynadığı maçta 18 kez ”ace” atan Soderling’in Roland Garros’ta attığı toplam ”ace” sayısı 75.

Robin Soderling, finali kazanması halinde 22 yıl sonra erkeklerde Roland Garros’u kazanan ilk İsveçli olacak. Son olarak 1988′de İsveçli Mats Wilander, Roland Garros’ta şampiyon olmuştu. Soderling’in antrenörü İsveçli Magnus Norman da 2000 yılında Fransa Açık’ta final oynamıştı.

Nadal finalde!

Fransa Açık Tenis Turnuvası’nda tek erkeklerde İsveçli Robin Soderling’in ardından finale yükselen ikinci isim İspanyol Rafael Nadal oldu.

Günün 2′nci yarı final maçında 2 numaralı seri başı Nadal, 22 numaralı seri başı Avusturyalı Jürgen Melzer ile karşılaştı.

Nadal, çok zorlanmadığı maçı 6-2, 6-3 ve 7-6′lık setlerle 3-0 kazandı. İlk kez bir ”Grand-Slam” turnuvasında yarı final oynayan Melzer, Nadal karşısında fazla varlık gösteremedi.

Rafael Nadal, 6 Haziran Pazar günü 5 numaralı seri başı İsveçli Robin Soderling ile finalde karşılaşacak. Soderling, Nadal ile geçen yıl Roland Garros’ta 4′üncü turda karşılaşmış ve Nadal’ı elemişti.

Nadal ile Soderling daha önce 5 kez karşı karşıya geldi, bu maçların 3′ünü Nadal 2’sini Soderling kazandı. İki tenisçinin son 2 karşılaşmasından galibiyetle ayrılan isim Soderling oldu.

Nadal finali kazanırsa, Fransa Açık turnuvasını en az 5 kere kazanan 2′nci tenisçi unvanını elde edecek. İsveçli Björn Borg, bu turnuvayı 6 kez kazanmıştı. Rafael Nadal, pazar günü 9. kez bir ”Grand Slam” turnuvasında final oynayacak.

Rus tenisçi Elena Dementieva, sakatlığı nedeniyle Wimbledon Tenis Turnuvası’ndan çekildi.

Dünya klasmanında bayanların 5 numaralı ismi Dementieva, kişisel internet sitesine yaptığı açıklamada, gelecek hafta İngiltere’de başlayacak Wimbledon Tenis Turnuvası’na, baldırındaki sakatlık nedeniyle katılamayacağını belirtti.

Fransa Açık Tenis Turnuvası’nda (Roland Garros) sakatlanan Dementieva, tek bayanlar şampiyonu Francesca Schiavone ile yaptığı yarı final maçını sakatlığı nedeniyle yarım bırakmıştı.

F 1′in İstanbul etabını şampiyon bitiren Hamilton, aşk hayatında da pistlerdeki kadar hızlı!

Formula 1′in en yetenekli pilotları arasında gösterilen Lewis Hamilton’un başarısının sırrı çözüldü. Dünyaca ünlü müzik grubu Pussycat Dolls’un solistlerinden Nicole Scherzinger ile aşk yaşayan genç pilot böylece gönül meselelerinde de oldukça hızlı olduğunu gösterdi. Dünyanın dört bir yanından yarışlara katılan İngiliz pilotu ise bu yorucu tempoya rağmen genç sevgilisi bir an olsun yalnız bırakmıyor. Son olarak Hamilton ile birlikte İstanbul Park’a da gelen Scherzinger, sevgilisi pistte ter dökerken o da kumanda merkezinde heyecanına engel olamadı.

Gerek yarış öncesi gerekse yarış sonrası kameralar önünde de aşkını gizlemeyen Nicole Scherzinger-Lewis Hamilton çiftinin daha şimdiden evlilik kararı aldığı da magazin sayfalarını süsleyen haberlerin arasında…